ANASAYFA arrow KÖŞE YAZILARI arrow DENEMELER arrow VEJETERYANLIK ÜZERİNE
VEJETERYANLIK ÜZERİNE E-posta
Salı, 15 Ocak 2008
Vejetaryen beslenme, son yıllar çok sayıda insanın benimsediği bir yaşam biçimi haline geldi. Çoğu insan bu tercihi, canlıların insanoğlunun besin ihtiyacını karşılamak uğruna öldürülmesini etik bulmadıkları, ruhu olan, düşünen, hisseden bir varlığın yiyecek olarak görülmesini kabul etmediği için seçer.

Bu, sağlıklı bir yaşamı beraberinde getireceği gibi ruhun başka bir pencereden bakmaya başlamasına da yardımcı olur.

Yıllarca bir sürü hayvan dostum oldu. Evimde, sokakta, karşıma çıktıkları her yerde onlara bakmaya ve sevgi göstermeye gayret ettim. Tüm bu duygularımın yanı sıra oldukça et seven ve tüketen hayvansever oldum uzun bir süre.

Sonra bir gün bir pikniğe gittim. Izgarada hazırlanmış türlü etlerin keyfini çıkardıktan  sonra, konu hayvan haklarına geldiğinde, ben sert ifadelerle hayvan haklarını savunurken, uzun süredir et yemeyen bir arkadaşım dayanamamış olacak ki, kuzunun ne kadar masum bir canlı olduğundan bahsettiğim sırada araya girip “tamam onları çok sevdiğini biliyoruz, ne kadar severek yediğine de biraz önce tanık olduk...” deyiverdi.

Sadece sustum çünkü ruhum ve beynim o ana kadar hiç farketmediği bir noktadaydı artık.
O günden sonra bir daha et yemedim, yiyemedim.

Garip değil mi? Aslında benim için pek garip değildi çünkü ikisi arasında dağlar kadar fark vardı. Paketlenmiş bir et “sofraya” ve “mideye”, üşüyen bir kedi sıcacık ve sevgi dolu bir eve layıktı.

Bu düz bir mantıktan ibarettir aslında. Üşüyen kedicik göz önünde olduğundan kalbimizi yaralarken, paket içindeki işlemden geçirilmiş et, sadece “besin”dir. Ne olduğu, neyin eti olduğu, nasıl o hale geldiği, işlemlere tanıklık etmediğimizden yok farzedilir. Beyin, çiğ haline çok dayanamasa da birazdan türlü baharatlarla leziz bir yemeğe dönüşecek olan bu besini başka bir şey düşünmeden sadece sofrada hayal eder.

Bir süre önce okuduğum bir anekdot beni çok etkiledi;
Ünlü Rus yazar Leo Tolstoy evinde verdiği yemekte et yemeyi tercih eden bir misafirine canlı bir tavuk ikram eder. Şaşıran genç kadın dehşet içinde bunu nasıl yiyeceğini sorduğunda, Tolstoy kendi bilincinin hayvan öldürmeyi kabul etmediğini bu sebeple eğer et yemek istiyorsa öncelikle onu öldürmesi gerektiğini söyler.
Aslında olayın özü bir anlamda budur. Eğer yediğimiz hayvanları kendimiz kesip pişiriyor olsaydık bir çoğumuz buna tanıklık ettiği andan itibaren et yemeği bırakırdı.

Vejetaryen olmayı tercih eden kişi, bedenine ve ruhuna daha iyi bakmaya, kendine ve dünyadaki diğer canlılara daha fazla özen göstermeye  başladığından, hiç kuşkusuz bilinçli olarak tercih edilmiş sağlıklı bir yaşama adım atmış demektir. Çünkü vejetaryanlık bilinçli bir tercihtir ve her şeyi yiyerek giderek sağlıksız hale gelen bir bedene oranla daha yüksek kaliteye sahip, özenli bir beden ve ruh bütünlüğüne olanak sağlar.

Et yemekten vazgeçen insanın karşılaşacağı en büyük sorun, ona saygı göstermeyecek diğer insanlardır. Onu bu tercihten ötürü bir çok yönden yargılayacaklar ve bu “insan doğasına aykırı” davranıştan vazgeçirmeye çalışacaklardır. Bu, hayır demeyi öğrenmek için de iyi bir yoldur. Çoğu insan “hayır”ın gücünden yoksun ve daha az özgür bir hayat sürmeye alıştığından, vejetaryenlik ona tercihlerini savunmayı da bir yoldan öğretmiş olur.
İnsanoğlu yaşamak için kendine yer açmaya çalıştığından, yaşayan diğer her şeyi umarsızca yok etmiştir. Aslında en dayanılmaz olanı öz gücünü, merhametini, zekasını ve en önemlisi sevebilme yeteneğini köreltip kendini ve tüm canlıları savaşlara, acıya, mutsuzluğa hapsetmesidir.

Başka canlıların ölümüyle bulacağı mutluluğun da uzun sürmeyeceği kesindir.
 
< Önceki   Sonraki >
GÜNEY OKYANUSU
Güney Okyanusu’nda her yıl büyük bir katliam yaşanıyor. Ticari avlanmanın yasaklanmasından sonra “bilimsel araştırma” gerekçesiyle her yıl binlerce balina, japon avcılarının hedefi oluyor. Avlanma sezonu başladığında Güney Okyanusu’nun sessiz sularında zıpkın sesleri yankılanıyor. Tüm tepkilere ve yürütülen kampanyalara rağmen, filolar durmak bilmeden avlanmaya devam ediyor.

Konuyla ilgili önemli çalışmalar yürüten bir çok çevre kuruluşu, öldürülmeye dayalı “bilimsel araştırma”ların gerçekten hiç bir anlamı olmadığına inanıyor. Balinaları bu şekilde katlederek elde edilmiş hayati hiç bir bilimsel veri yok. Ayrıca bu avcılık, soyu tükenmekte olan canlıları da hedef aldığı için ekolojik olarak büyük bir tehdit oluşturuyor. Böylesi bir araştırma gerçekten de gerekli mi dersiniz?  Hiç sanmıyorum.
Devamını oku...
 
 
ERKEKLERİN KABUSU PROSTAT KANSERİ 2. SIRADA!ERKEKLERİN KABUSU PROSTAT KANSERİ 2. SIRADA!
Perşembe, 05 Kasım 2009||
9. Üroonkoloji Kongresi prostat kanseri, böbrek ve mesane kanseri gibi pek çok önemli konuya ev sahipliği yapıyor. Kongrede ilk ...
Devamı....
ROMATİZMAL HASTALIĞI OLANLARA DA DOMUZ GRİBİ AŞISI GEREKLİROMATİZMAL HASTALIĞI OLANLARA DA DOMUZ GRİBİ AŞISI GEREKLİ
Cuma, 30 Ekim 2009||
Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği (RAED) tarafından düzenlenen “10. Ulusal Romatoloji Kongresi”, 30 Ekim – 3 Kasım 2009 ta...
Devamı....
KANI SULANDIRAN YENİ BİR İLAÇ ÜRETİLDİKANI SULANDIRAN YENİ BİR İLAÇ ÜRETİLDİ
Cumartesi, 10 Ekim 2009||
Türk Hematoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhit &Oum...
Devamı....
KANSERDE YEŞİL ÇAYA DİKKATKANSERDE YEŞİL ÇAYA DİKKAT
Cumartesi, 10 Ekim 2009||
Doç. Dr. Mutlu Arat, Güney Kalifornia Üniversitesi'nde bilim adamlarının yaptığı bir araştırmanın sonucunda yeşil çayın ka...
Devamı....
HEMATOLOJİ UZMANLARI YENİ KAN KANUNU'NU TEHLİKELİ BULUYORHEMATOLOJİ UZMANLARI YENİ KAN KANUNU'NU TEHLİKELİ BULUYOR
Cuma, 09 Ekim 2009||
Kan toplama görevinin gelecek ocak ayından itibaren yürürlüğe girecek yeni Kan Kanunu ile Türk Kızılayı'na bırakılmasının...
Devamı....
ULUSAL MEME HASTALIKLARI KONGRESI, KANSERE TEK TIP HAP MÜJDESIYLE BAŞLADIULUSAL MEME HASTALIKLARI KONGRESI, KANSERE TEK TIP HAP MÜJDESIYLE BAŞLADI
Pazartesi, 05 Ekim 2009||
 Bütün kanser türlerine çare olacak tek bir hapın çalışmalarında son aşamaya gelindi. Ege Üniversitesi Tıp Fak&...
Devamı....
MEME KANSERİ YAŞ TANIMIYORMEME KANSERİ YAŞ TANIMIYOR
Pazartesi, 05 Ekim 2009||
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve 10. Ulusal Meme Hastalıkları Kongresi Başkanı Prof...
Devamı....
SPERM BANKASINA YOĞUN TALEP VARSPERM BANKASINA YOĞUN TALEP VAR
Cumartesi, 03 Ekim 2009||
Antalya'da düzenlenen 2'nci Üreme Tıbbı Derneği Kongresi'nde biraraya gelen hekimler, Türkiye'de sperm bankası kurulmas...
Devamı....
''SIKI PANTOLON''  ERKEKLERDE KISIRLIĞA YOL AÇABİLİR''SIKI PANTOLON'' ERKEKLERDE KISIRLIĞA YOL AÇABİLİR
Cumartesi, 03 Ekim 2009||
Üreme Tıbbı Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Erol Tavmergen, ''Sıkı pantolon giyildiğinde, erkek yumurtalıklarının vücuda daha yakı...
Devamı....
OBEZİTE VE DİYABET SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOROBEZİTE VE DİYABET SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR
Cumartesi, 03 Ekim 2009||
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından ilk kez bu yıl, Çeşme’de düzenlenen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastal...
Devamı....
GUTTA BEYAZ ET DE BİRA DA SABIKALIGUTTA BEYAZ ET DE BİRA DA SABIKALI
Cuma, 02 Ekim 2009||
 Erişkin yaşlardaki insanlarda en sık görülen iltihaplı romatizma olan gut hastalığına yakalananlara beyaz etin de en az kırmızı et kad...
Devamı....
UZAKTAN KUMANDA İLE BİLGİSAYAR SAĞLIĞIN DÜŞMANIUZAKTAN KUMANDA İLE BİLGİSAYAR SAĞLIĞIN DÜŞMANI
Cuma, 02 Ekim 2009||
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Pro...
Devamı....