|
Gecenin bir yarısında, uykumun en tatlı yerinde uyanıyorum. Bir ağlama sesi duyuyorum..Hem de nasıl bir ağlayış.. Fırlıyorum yatağın içinden, saate bakıyorum epey geç..Camdan bakıyorum, ağlama sesi kesilmiş değil ama nereden geliyor göremiyorum.. “Yok..” diyorum içimden “Uyumam mümkün değil.” “Şimdi dışarı çıksam evdekiler telaşlanır..” endişesi eşliğinde odanın içinde bir iki tur attıktan sonra giyinip aşağı inmeye karar veriyorum..
Dışarısı karanlık, ama ses yakın gibi..Çimlerin arasında dolanıyorum biraz, sağa sola bakıyorum..Derken bir ses duyuyorum arkadan..üzerinde pijamaları olan bir kadın bana sesleniyor “Siz de mi yavru kediyi arıyorsunuz?” Sonra bir bakıyorum 2-3 kişi daha var benim gibi uykusundan fırlayan..Gecenin o yarısında, kendi tatlı uykusunu nereden geldiği belirsiz bir ses uğruna bölen, “acaba aç mı kaldı?” endişesiyle uykusu kaçan bir kaç insan görüyorum... Mutlu oluyorum.
Çünkü aksi örnekler öyle çok ki..Durduk yere kedilere eziyet edenleri mi istersiniz, bakamadığı için köpeğini bir direğe bağlayıp kaçanları mı, yavrulamış bir anne kediyi sığındığı yerden su dökerek kovanları mı... Hep şunu sordum kendime; “Kimse hayvan sevmek zorunda değil elbette ama nereden geliyor bu can yakma hakkı?” İnsan kendinde bu hakkı görüyor, özellikle konu hayvanlar olduğunda..Köpek mi aldın, baktın besleyemiyorsun at dağa bayıra, bırak kaç... alk git yaşadığı ormandan kopar getir getirebildiğin canlıyı sat burada.. Senin muhitinde yaşayan kediymiş köpekmiş sana zararsız canlıları şikayet et belediyelere, gelip öldürüversinler bir çırpıda... İnsan sahip olduğunu sandığı hakla yapar bunları.İşin en acı tarafı da budur zaten, kendi gücüne boğulur savunmasız bir canlı olunca karşısında, yok olur, hiç olur ama “bir şey oldum” zanneder durur...
Elimde değil, dayanamıyorum..Kendi üstünlüğüne gözü kör inanmış, acımasız, duygusuz insanların varlığını farkettikçe boğulacak gibi oluyorum...O yüzden gecenin o saatinde gördüğüm, yavru kedi peşinde koşan üç – beş kişinin varlığı ile mutlu oluyorum..Hala bir umut var diye sevindiğimden... Çünkü insan eğer hayvan seviyorsa, konuşmadan anlaşmayı ve karşılık beklemeden sevmeyi biliyor demektir...Bunu bilen insandan da ne kendi ırkına ne de evrende yaşayan başka bir canlıya zarar gelir. Zarar gelemeyeceği gibi faydası dokunur üstelik...
Bu insan dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilir. Üstelik yaşayan tüm canlılar için..
|