|

Antalya'da düzenlenen 2'nci Üreme Tıbbı Derneği Kongresi'nde biraraya gelen hekimler, Türkiye'de sperm bankası kurulmasının yakın gelecekte mümkün olmadığını söyledi.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Baysal, sperm bankası konusunda yoğun bir talep olduğunu belirterek, “Hastaları Yunanistan, Kıbrıs, İspanya ve Amerika'daki merkezlere yönlendiriyoruz” dedi.
2'nci Üreme Tıbbı Derneği Kongresi, Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Beldesi'nde bulunan Gloria Golf Resort'ta devam ediyor.
Kongre bünyesinde gerçekleşen basın toplantısında Üreme Tıbbı Derneği İkinci Başkanı Prof.Dr. Recai Pabuçcu, Türkiye'de toplumsal yapıya bağlı olarak sperm bankası kurulmasının yakın bir gelecekte mümkün olmadığını söyledi.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Bülent Baysal, sperm bankası konusunda yoğun bir talep olduğunu belirterek, “Hastaları Yunanistan, Kıbrıs, İspanya ve Amerika'daki merkezlere yönlendiriyoruz” dedi.
Sperm bankalarının ticaretini en iyi şekilde yapan ülkenin Amerika olduğunu kaydeden Prof.Dr. Baysal, “Türkiye'den de Amerika'da bekleme listelerine girip, 1 yıl, 2 yıl istedikleri nitelikte sperm bekleyen hastalar var” dedi. Prof.Dr. Baysal, Amerika'da sperm bankasından alınan spermle hamile kalmanın maliyetinin 40 ile 50 bin dolar arasında değiştiğini kaydetti.
Üreme Tıbbı Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan ise konuşmasında üreme genetiği ve kök hücre tedavileri alanında yakın bir gelecekte başdöndürücü gelişmeler olabileceğini söyledi.
Derneğin İkinci Başkanı Prof.Dr. Recai Pabuçcu ise bu gelişmeler içinde robotik cerrahinin önelli bir yer tuttuğunu söyledi. Robotik cerrahinin sezaryen hariç tüm jinekolojik vakalarda kullanılabildiğini kaydeden Prof.Dr. Pabuçcu, “Gece vakti hala bazı hastanelerde dış gebelik yüzünden karnın açılması üzüntü verici” dedi.
Bu konuda dernek olarak endoskopik bir okul açacaklarını kaydeden Prof.Dr. Recai Pabuçcu, “2010 yılında bu okulda çalışmalara başlayacağımızı umuyorum. Bu dönemde eğitim sadece Türk meslektaşlarımızla sınırlı kalmayıp, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerden kadın doğumcular da bu okuldan eğitim alacak” diye konuştu.
KISIRLIKTA YAŞ VE SİGARA ÖNEMLİ FAKTÖR
Ege Üniversite Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Erol Tavmergen ise dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 9'unun kısırlık sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Yaklaşık 75 milyon kadının kısırlık nedeniyle tedavi görmek için çeşitli kliniklere başvurduğunu kaydeden Prof.Dr. Tavmergen, kısırlık tedavi yöntemlerinden tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli faktörün, kadının yaşı olduğunu söyledi.
35 yaş üzeri kadınlarda kapasite azalması olduğunu kaydeden Prof.Dr. Tavmergen, “Gebe kalmayı olumsuz etkileyen faktörlerin çevresel faktörlerin başında ise sigara içmek gelmektedir” dedi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülekli ise tüp bebek tedavisinde ilaçsız uygulamaların maliyetleri düşürdüğünü söyledi. Tüp bebek tedavisini yarım bırakmada en önemli faktörün maliyet olduğunu kaydeden Prof.Dr. Gülekli, yumurtaları vücut dışına alıp, olgunlaştırıp yeniden anneye şırınga yöntemi IVF-EF-tüp bebek tedavisinin son dönemde oldukça başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Prof.Dr. Gülekli, IVM tedavisinin, yumurtalıkları iflas ederek çocuk sahibi olamayacak kadınlar için kullanılabileceğini de söyledi. |