|
Pazartesi, 14 Ocak 2008 |
Kanatlarıma baktım..
Tanrım ne kadar da büyümüşlerdi böyle…Uçabilecek miydim yani? Kendi başıma, istediğim yöne doğru mu uçacaktım?
Vakit böyle çabuk mu gelmişti?
Ama hala minik yuvamın içinde dışarıyı izlemekle yetiniyordum ben… Tamam, dışarıya çıkıp biraz vakit geçirmişliğim vardı.. Üstelik bu gezinti pek de hoşuma gitmemişti… Garip dünya vardı dışarıda… Kocaman insanlar, kimi ciddi kıyafetler içinde ciddi ciddi konuşmalar yapıyor, kimi acı çekiyor, kimi acının kaynağı oluyor… Hep koşuyorlar, çocuklar hariç onlar bir başka türlü koşarlar çünkü, bu kocamanlar hep acele ve telaşlı, koşuyorlar…
Sevmedim…
Çocuklar kanatsız özgürlerdir, biliyor musunuz? Hatırlıyor musunuz, demeliyim belki…neyse.. Ama kanatlarım da sığmıyor ki artık…Üstelik ben çok bile kalmışım buralarda, benden daha minicikler, ufacık tefecikler gitme hazırlığı içerindeler… Herkes gitmek istiyor, ya da…gidiyor işte bir türlü…Ciddi oluyor, daha az gülüyor, daha çok endişe ediyor…Oyun parkında oynamaya gitmiyor, hatta çocuklarını götürecek zamanı bile bulamıyor…neyse, onlar “büyük” kendileri gibi sorunları da pek kocaman…Büyük oldukları için, zaman küçük kalıyor yanlarında…giderek daha büyük daha kocaman uçmak istiyorlar, uçmaya alışıyorlar en kötüsü…niye, nereye uçtuklarını ve zaman zaman dinlenmeyi unutuyorlar… Ben de mi böyle olacağım yani? Bir türlü istediğim yere varamadan uçacak ya da vardığım yeri sevmeyip kanatlarım beni buraya niye getirdi diye lanet mi edeceğim? Kanatlarım var diye unutacak mıyım içimdeki pırıltıyı ya da kanatlarımın hızına mı aldanacağım ben de? Aslında iyi de olacak..İstediğim saatte geleceğim, istediğim zaman gideceğim, kendime ait bir başka yeri dolduracağım istediğim şeylerle…Başka ne yapıyordu kanatlanmışlar; aa evet daha kolay olacak yalan söylemek, öfkelenmek hakkım olacak garip bir şekilde, ses tonum izinsiz yükselecek, “karışmayın uçabiliyorum ben!” diye çıkışacağım diğerlerine…hep uçabildiğimi kanıtlamaya çalışırken bulacağım kendimi…“üzgünüm uçtuğum bu yerde işlerim çok yoğun, e biliyorsun kanatlanmak zor iş…” diye cümleler kurabileceğim rahatlıkla…İş dediğim bir şeye sahip olacağım, öğrenmek bitecek işte, uçabiliyor olmak bambaşka işlere de yarayacak…Ve sonra bunlar öyle çok öyle çok olacak ki…..Neyse, herkes böyle yaptığına göre iyi bir şey sanırım bu… Ve asla unutmamalıyım; daha çok dikkat edeceğim diğerlerine..Kanatlarının altında sakladıkları pek çok şey olabilir, büyüdükçe gözüktüğü gibi iyi niyetli olmayabiliyor bu kanatlar… Yine de, bu huzurlu yerde kurduğum onca hayali sadece kanatlarımla gerçekleştirebilirim...Öyle ya, başka nasıl gidebilirim görmeyi arzuladığım yerlere? Ya da başka türlü nasıl yardım edebilirim sevdiğim yaşayan her şeye? Bir gün gelip benim yanımdan uçup gidecek miniklere nasıl sahip olabilirim başka türlü? Uçmak zorundayım..
Kanatlarıma baktım.. Tanrım ne kadar da büyümüşlerdi böyle…Uçabilecek miydim yani? Kendi başıma, istediğim yöne doğru mu uçacaktım?
“Evet..” dedi bir ses aniden… “Korkma bak, uçmaya çoktan başladın bile….” |