|
Pazartesi, 18 Şubat 2008 |
Güney Okyanusu’nda her yıl büyük bir katliam yaşanıyor. Ticari avlanmanın yasaklanmasından sonra “bilimsel araştırma” gerekçesiyle her yıl binlerce balina, japon avcılarının hedefi oluyor. Avlanma sezonu başladığında Güney Okyanusu’nun sessiz sularında zıpkın sesleri yankılanıyor. Tüm tepkilere ve yürütülen kampanyalara rağmen, filolar durmak bilmeden avlanmaya devam ediyor.
Konuyla ilgili önemli çalışmalar yürüten bir çok çevre kuruluşu, öldürülmeye dayalı “bilimsel araştırma”ların gerçekten hiç bir anlamı olmadığına inanıyor. Balinaları bu şekilde katlederek elde edilmiş hayati hiç bir bilimsel veri yok. Ayrıca bu avcılık, soyu tükenmekte olan canlıları da hedef aldığı için ekolojik olarak büyük bir tehdit oluşturuyor. Böylesi bir araştırma gerçekten de gerekli mi dersiniz? Hiç sanmıyorum.
Balina eti de artık Japonya’da rağbet gören bir tüketim maddesi değil. Yıllar içinde avlanılmış tonlarca balina eti hala derin dondurucularda bekletiliyor. Yenilerini avlamaya gerçekten de hiç gerek yok. Ancak çıkara dayalı bir çok gerekçe ile balinalar avlanıyor, sözde bilimsel araştırmaya tabi tutuluyor ve sonunda kalan etlerin bir çoğu köpek mamalarındaki çok önemli(!) yerini alıyor. Bu korkunç döngü, hiç bir sonuca ulaşmadan her yıl tekrarlanıyor. Her yıl Güney Okyanusu kana bulanmaya devam ediyor.
Balinaların nasıl avlandığını biliyor musunuz? Bir avcı gemisi, yani balinaların takip edilip zıpkılarla avlandığı bir gemi ve bir de tüm kesim işlemlerinin yapıldığı fabrika gemisi av sezonuyla birlikte balina sığınağı ilan edilen bölgeye doğru yola çıkıyor. (Evet, bahsedilen yerin adı gerçekten de “balina sığınağı” ama sezon açıldığında orası balinaların sığınabilicekleri bir yer olmaktan çıkıyor elbette.) Sürü halindeki balinalar tesbit edildiğinde avcı gemisi, hızla uzaklaşmaya çalışan balinaları takip ederek zıpkınlarla balinaları yakalıyor. Ve kaçmasına fırsat verilemeden gemiye çıkarılıyor. Sonrası malum…
Peki bir anne balinanın, yavrusu zıpkınlanmış olsa bile onu terketmeden var gücüyle kurtarmak için uğraştığını biliyor musunuz? Ölümü pahasına bile olsa bir anne balina yavrusunu bırakmaz. Kurtarmak için uğraşır. Size de tanıdık gelmedi mi?
Balinalar gerçekten eşsiz yaratıklardır. Memeli sınıfının en büyük üyesi ve besin zincirinin en önemli parçalarından biridir. Ekolojik dengenin önemli koruyucularıdır balinalar.
Ama ne farkeder ki? 1000’den fazla balinayı bir çırpıda gözünü kırpmadan avlayan bir zihniyet için ekolojik dengeden daha önemli şeyler var ne yazık ki. Dünya tükendiğinde hiç bir işine yaramayacak şeyler uğruna geleceğini tehlikeye atan insanoğlu, doğayı yokederek kendi varlığını sürüdürebileceği yalanına inanıyor.
Bunun doğru olmadığını bilenler ve bu konuda çalışmalar yürütenler de yok değil. Greenpeace gemisi Esperanza bu yıl avcı gemilerini takip ederek 100’den fazlasının öldürülmesine engel oldu. Japon hükümeti artan baskılara dayanamayarak kambur balinaları “bu sezon için” avlamayacağını açıkladı.
Ama bu yeterli değil. İnsanlık kendi dünyasına, aynı evi paylaştığı diğer tüm canlılara saygı göstermeyi öğrenmek zorunda. Yoksa bu evde ona da yer yok.
Sevgilerle,
Başak Gürbüz |