|
“Kalp damarlarına takılan stentlerin uygun olup olmadığı, fiyatı denetlenmeli. Stent bolluğu yaşayan Türkiye, ilaç kaplı stent mezarlığına döndü” 23. Ulusal Kardiyoloji Kongresi 19-23 Ekim 2007 tarihlerinde Antalya’da yapıldı. Kongre’de, ilaç salınımlı stentlerin kullanımı, maliyeti, denetimi gibi güncel konular tartışıldı. Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Kozan, Sağlık Bakanlığının kalp damarlarına takılan stentlerle ilgili gerekli denetimleri yapmadığını öne sürdü. TKD Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, stentlerin nerede kullanılması ve nasıl takip edilmesine dair tavsiyelerini açıklayan bir yazı hazırladıklarını ve Sağlık Bakanlığına sunduklarını bildirdi.
Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, 23. Ulusal Kardiyoloji Kongresinin Türkiye'nin tıp alanındaki en büyük kongresi olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Kongre’ye 3 bin 500 kardiyolog, iç hastalıkları uzmanı, pratisyen hekim ve eğitim kurumlarından öğretim üyeleri katıldı. 222 konuşmacı güncel konuları 121 oturumda tartıştı. 155 sözlü bildiri, 200 poster sunumu yapıldı. Gençlerde ani ölüm ve risk faktörleri, ilaç salınımlı stent dünyası, herkese stent verilir mi gibi, çeşitli konular ele alındı. Kongre’de çok sayıda konferans ve oturum gerçekleştirildi.” Bakanlık stentleri denetlemiyor TKD Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Kozan basın toplantısında yaptığı konuşmada, kalp damarlarına takılan stentlerle ilgili Sağlık Bakanlığının gerekli denetimleri yapmadığını öne sürdü. Türkiye’nin ilaç kaplı stent mezarlığına döndüğünü söyleyen Kozan, “Sağlık Bakanlığı damarlara takılan stentleri denetlemiyor. Bakanlık ne gerekçeyle denetim yapmıyor anlamıyorum. Stentlerin uygun olup olmadığı, fiyatı denetlenmeli. Şu anda stent bolluğu var” şeklinde görüşünü ifade etti. ‘Her hastaya ilaç kaplı stentler kullanılmalı mı?’ sorusunu gündeme getiren Kozan, “Eğer ekonomik gücünüz varsa kullanabilirsiniz. Çok dramatik durumdaki hastalara, önünüze gelene ilaç kaplı stentler kullanamazsınız. Çünkü maliyeti yüksek. Hastaya derseniz ki, ‘Size bunu takalım bunun sonuçları çok iyi ama paranız varsa’. Bizim insanımız yatağını satıp buna verir. Bunu yaptırtmaya gerek yok” dedi. Bazı hastalarda kullanımın zorunlu olduğuna da işaret eden Kozan, hekimin elini vicdanına koyarak bunun hastaya sağlayacağı yararı gözetmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Çetin Erol ise, konunun çok tartışılıyor olması sebebiyle TKD’nin Girişimsel Çalışma Grubu Başkanı ile birlikte stentlerin nerede kullanılması ve nasıl takip edilmesine dair tavsiyelerini açıklayan bir yazı hazırladıklarını ve Sağlık Bakanlığına sunduklarını bildirdi. Yeterlik sınavında başarı yüksek Türk Kardiyoloji Derneği Yeterlik Kurulu tarafından yapılan Yeterlik Sınavı’nda başarı oranı bu yıl yüzde 85’e yükseldi. Yazılı sınava giren 21 kişinin yüzde 85 oranında başarı gösterdiği belirtilirken, sözlü sınava giren 12 kişinin tamamının başarı göstererek yeterlik belgesi almaya hak kazandığı bildirildi. Türk Kardiyoloji Yeterlik Kurulu (TKYK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Erzengin, yeterlik belgesinin bir çok avantajı olduğuna değinerek, “Avrupa Kardiyoloji Derneğine üye olmak için bu belgeye sahip olmak zorunlu tutuluyor. Ayrıca doçentlik sınavına girecek hekimlerin dosyasında bu belgenin bulunması avantajdır. Yeterlik belgesi işe müracaat sırasında da çok geçerlidir” diye konuştu. Sınavın şu anda isteğe bağlı olduğunu belirten Erzengin, bunun ilerde zorunlu olmasını istediğini söyledi. Önceki senelere göre sınavdaki başarı oranının bu yıl arttığı kaydedildi. Asistanlar da girebilecek Başarı oranını yüksek bulduğunu belirten Erzengin, soruların gayet zor olduğunu, kendisinin bile çözmekte zorlandığını ifade etti. TKYK Başkanı, yeni alınan kararla gelecek seneden itibaren eğitiminin son senesinde olan asistanların da yeterlik sınavına girebileceğini kaydetti. Sınavın kongre ortamında yapılmasının avantajlarına değinen Erzengin, “Hem zamandan tasarruf ediliyor, hem de ekonomik anlamda masraf yapılmıyor. Kongrede herkes bir arada bulunuyor. Ama gelecek zamanda bu sınavları buradan da kurtarmak istiyoruz” diye konuştu. Yeterlik Kurulu Sınav Komisyonunun yıl boyunca gönderilen soruları değerlendirerek 500’e yakın soru oluşturduğu ve bunlar arasından tesadüfi yöntemle sınavda sorulacak 100 sorunun seçildiği açıklandı. Bu soruların hangileri olduğunu sınav komisyonun da bilmediği belirtildi. Erzengin ayrıca, Fenerbahçe Kulübünün, 100. yılı olması dolayısıyla yapılacak spor, sanat ve bilim kongresine davet edildiğini ve bundan mutluluk duyduğunu belirtti. 2007 ödülleri sahiplerini buldu 23. Ulusal Kardiyoloji Kongresi açılış töreninde 2007 TKD ödülleri de sahiplerini buldu. Törende Prof. Dr. Ömer Kozan ve Prof. Dr. Çetin Erol’un açılış konuşmalarının ardından yeni emekli üyelere plaket verildi. Bu yılın Genç Araştırmacı Birincilik Ödülü’nü Dr. Gökhan Kahveci alırken İkincilik Ödülü Doç. Dr. Doğan Erdoğan ile Dr. Mehmet Özaydın’ın oldu. TKD – Eczacıbaşı En İyi Girişimsel Olgu Ödülü Dr. Davran Çiçek’e verildi. Sözlü Bildiri Birincilik Ödülü Dr. Korhan Soylu’ya, İkincilik Ödülü Dr. M. Akif Düzenli’ye Üçüncülük Ödülü ise Dr. Zekeriya Kaya’ya verildi. Poster Bildiri Yarışmasında ise Dr. Gülay Hergenç birinci, Dr. Hamza Duygu İkinci, Dr. Fuat Gündoğdu üçüncü oldu. Kongrenin ikinci günü yapılması planlanan gala yemeği ve diğer kutlamalar Hakkari’deki saldırılar nedeniyle iptal edildi. Büyük kongre merkezleri yok Kongre’nin TKD’nin bilimsel alandaki en büyük faaliyeti olduğunu belirten TKD Başkanı Erol, “23. Kongre’miz bazı alanlarda ilkleri yaşıyor. Bunlardan bir tanesi poster bildiriler; daha önce yazılı olarak sunulan bildirilerimizin tamamen elektronik ortama geçirilmiş olmasıdır. Eskiden yarım gün kadar asılı duran posterler şimdi 3 gün boyunca elektronik ortamda bulunacak ve isteyen herkes bunları görebilecek. Bu dünyada yeni uygulanmaya başlanan hatta bazı yerlerde cesaret edilip tümüyle buraya geçilmeyen bir durum” diye konuştu. Kongre’yi arzu ettikleri şartlarda yapamadıklarını vurgulayan Erol, Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi çok büyük ve güzel kongre merkezlerinin olmadığını kaydetti. Kalp yetmezliğinde Türkiye rakamları yok TKD Başkanı Erol, 9 Haziran 2007’de yapılan toplantıda tüzük değişikliğine gittiklerini ifade etti. Buna göre, hiçbir yaptırım gücü olmayan aday belirleme kurulunun kaldırıldığı bildirildi. Erol, gelecek yıl yapılacak seçimli olağan genel kurulda bir başkan ve bir de gelecek dönem başkanı belirleneceğini belirterek, “O gelecek başkan sonraki yıl otomatik olarak başkan olacak. Başkanlık süreci de 2 yıla inmiş oluyor ve daha hızlı bir dönüşüm sağlanmış oluyor” diye konuştu. Oy kullanmada da bir değişiklik yaptıklarını belirten TKD Başkanı, sonraki seçimlerde sadece kardiyoloji uzmanlarının oy kullanacağını belirtti. Kardiyolojideki pek çok alanda istatistiksel verilerin olduğunu belirten Erol, “Kalp yetmezliğinde hiçbir rakamımız yok. Tüm konuşmalarda hep ABD’nin, Avrupa’nın rakamları veriliyor. Derneğimiz bu konudaki bilgileri elde etmek istedi ve bu çalışma devam ediyor” diye konuştu. Erol, Avrupa ve ABD’de kardiyak görüntülemenin bir çatı altında birleştirildiğini belirterek, burada da ekokardiyoloji başta olmak üzere nükleer kardiyoloji, kardiyak bilgisayarlı tomogrofi ve kardiyak MR’ı bir araya getirerek Kardiyak Görüntüleme Çalışma Grubu oluşturacaklarını bildirdi. Sertifikasyon programı tüzük bekliyor TKD’nin girişimsel kardiyolojide bir bilimsel sertifikasyon programı hazırlayarak Sağlık Bakanlığına sunulduğu belirtildi. Bakanlığın yeni çıkacak uzmanlık tüzüğüyle beraber bunu değerlendireceğini belirten TKD Başkanı, “Umuyoruz ki bu kabul edilsin. Belli bir eğitimden geçmeden, o sertifikayı almadan, kimse dışarıda girişimsel işlem yapamayacak. Ekokardiyoloji çalışma grubu için de böyle bir işlem var” dedi. Kardiyovasküler risk hesaplama cetveli “Kalbinizi Koruyun İçinde Sevdikleriniz Var” Kampanyası ile Türkiye’de ilk kez kardiyovasküler risk cetveli hazırlandı. TKD Başkanı Erol, Türkiye’nin en önemli toplum sağlığı sorunlarından biri olduğuna işaret ettiği kardiyovasküler hastalıkların sıklığını azaltmaya yönelik, TKD’nin de içinde olduğu ortak bir insiyatif başlattıklarını söyledi. Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türk Nöroloji Derneği, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğinin içinde bulunduğu ortak çalışma için Sağlık Bakanlığından da destek alındığı bildirildi. Projenin temel hedeflerinden birinin Türkiye’de özellikle birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlerde toplam kardiyovasküler riskin belirlenerek, değiştirilebilir risk faktörlerine müdahale edilmesi yaklaşımının yaygınlaştırılması olduğu kaydedildi. Bu amaçla, birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlere yönelik eğitim programı geliştirilerek ortak bir bildiri oluşturulduğu ve toplam kardiyovasküler risk hesaplama cetveli hazırlandığı bildirildi. |