|
Türkiye'de son 2 yılda hiçbir hematoloji uzman adayı eğitime başlayamadı. Henüz eğitime başlayacak olanlarsa 3 yıl sonra mezun olacak Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, 33. Ulusal Hematoloji Kongresi dolayısıyla yapılan basın toplantısında hematoloji derneğinin çalışmaları ve hematoloji alanında yaşanılan sorunlar hakkında bilgi verdi...
Medimagazin - Fatma Ergüzeloğlu/Ankara Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, 33. Ulusal Hematoloji Kongresi dolayısıyla yapılan basın toplantısında hematoloji derneğinin çalışmaları ve hematoloji alanında yaşanılan sorunlar hakkında bilgi verdi. Türkiye'de hematoloji uzmanı sayısının yetersiz olduğunu belirten Özcan, ABD'de 6 bin 600, İngiltere ve Almanya'da ise bin civarında hematoloji uzmanı olduğunu, Türkiye’deki çocuk ve erişkin hematoloji uzmanı toplam sayısınınsa 200 civarında olduğunu kaydetti. İtalya'da her yıl 55-60 iç hastalıkları uzmanının hematoloji eğitimine başladığını ifade eden Özcan, “Türkiye'de son 2 yılda hiçbir hematoloji uzman adayı eğitime başlayamadı. Bu hafta eğitime başlayacak olanlar ise 3 yıl sonra mezun olacaklar. 75 milyonluk bir ülke 5 yıllık bir dönemde hiçbir hematoloji uzmanı yetiştirememiş olacak" diye konuştu. Yapılan Tıpta Uzmanlık Yan Dal Sınavı’yla hematoloji uzmanlığı için 70 hekimin alınacağını, ancak bu tempoyla sorunun ancak 10 yılda çözülmesinin mümkün olduğunu bildiren Özcan, yan dal uzmanlığını bitirenlerin zorunlu hizmete tabi tutulmasını da eleştirdi. Bine yakın hasta nakil bekliyor Özcan, hematoloji uzmanının yetersiz olduğunu vurgulayarak kemik iliği transplantansyonu alanında deneyim kazanılamadığı için uzman sayısında da sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Kemik iliği hastalarında kullanılacak ilaçların çok pahalı olduğunu belirten Özcan, yüz günlük bir tedavinin 4 gününü oluşturan bir ilacın maliyetinin 33 bin YTL olduğunu ifade etti. Özcan, hastaların enfeksiyonla karşılaştıkları durumlarda yapılacak tedavinin maliyetinin 500 ile 5 bin YTL arasında değiştiğini kaydetti.
Tedavi Yardımına İlişkin Tebliğ ile kemik iliği nakilleri için bir paket fiyat belirlendiğini, ancak bu fiyatın Avrupa Birliği (AB) ortalamasının 4'te biri kadar olduğunu kaydeden Özcan, “Kemik iliği nakilleri AB ülkelerinde ortalama 82 bin Avro'ya yapılırken, paket fiyatla bu 55 bin YTL olarak belirlendi. İlaç bedelleri bu kadar yüksekken ve nakil yapan merkezlerin tamamı devletinken bu uygulama çok ağır sonuçlara yol açacaktır” dedi. Türkiye'de 25 yıldır kemik iliği nakillerinin gönüllülük esasına dayalı olarak yapıldığının altını çizen Özcan, sağlık camiasının buradan önemli kazanımlar elde etmesinin mümkün olmadığını belirtti. Türkiye'de kemik iliği nakli olmayı bekleyen bine yakın hasta olduğunu kaydeden Özcan, bunların vericilerinin ve kök hücrelerinin hazır olduğunu ancak yer beklediklerini vurguladı. ‘İlacı hastanenin karşılaması uygar bir yaklaşım’ Kemik iliği nakilleri için bir başka sıkıntı oluşturan, yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastaneler tarafından karşılanması uygulamasının yürürlük tarihinin 1 Ocak 2008'e ertelenmesinin ise sorunu çözmediğini kaydeden Özcan, “Tüm ilaç ve malzemelerin hastaneler tarafından bulundurulması uygar bir yaklaşımdır, ancak altyapısı ve koşulları yapılmadan bu mümkün değildir" diye konuştu. Hematoloji uzman sayısının yetersiz olduğunu sürekli vurguladıklarını aktaran Özcan, bu konuda Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumuna da başvuruda bulunduklarını söyledi. ‘Olası bir nükleer faciaya hazır değiliz’ Özcan, nükleer bir faciada kazaya veya saldırı durumunda Türkiye'deki hematoloji alt yapısının yetersiz olduğunu söyledi. Kaza veya saldırıdan sonra ölümlerin kemik iliği yetersizliğiyle olduğunu kaydeden Özcan, nükleer faciadan sonraki en önemli tedavilerden birisinin de kemik iliği nakilleri olduğunu söyledi. Özcan, Çernobil'de yaşanan faciadan sonra ABD'de hekimlerin kemik iliği sonucunda hastaları kurtardıklarını ifade etti. Nükleer bilimcilerle de ortak paneller düzenlediklerini belirten Özcan, “Genç hematologları buna uygun olarak yetiştireceğiz. Hematoloji uzmanının yetersizliği basit bir sorun olarak algılanamaz. Hematoloji uzmanının yetersizliği önemli ulusal bir sorundur. Bu konu acilen çözülmelidir" şeklinde konuştu. Ulusal doku bilgi bankası kurulmalı Özcan, yaklaşık 11 milyon kişinin kayıtlı olduğu bir uluslararası doku bilgi bankası bulunduğunu ve Türkiye'deki bir hastaya uygun ilik bulunamadığı durumda bu bankaya müracaat ettiklerini söyledi. Her ülke insanının hücre özelliklerinin farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Özcan, ulusal doku bilgi bankasının da acil olarak yaşama geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye'de sadece iki merkezin, Ankara Tıp Fakültesi ve İstanbul Tıp Fakültesinin, kendi olanaklarıyla nakil yaptığını belirten Özcan, “Türkiye'de de ulusal bir doku bankası kurulması durumunda ihtiyaç halinde kemik iliği bulunabilir. Bu konudaki raporu Sağlık Bakanlığı yetkililerine sunduk. Kan kanseri gibi ölümcül hastalıklarda şifa olacağını bildiğimiz bir yöntem basit bir girişimli ulusal doku bankasının kurulması sağlanarak pek çok insanın hayata veda etmesini önlemiş olabiliriz. Bunu çok önemsiyoruz. Ulusal doku bilgi bankası kurulmalıdır. Aksi halde gazeteden 'Uygun ilik bulunamadı öldü' gibi kötü haberleri okumaya devam edeceğiz" diye konuştu. |