|
HAREKETSİZ ORTAMLARDA ÇALIŞAN BİREYLERİ TEHDİT EDEN METABOLİK SENDROMUN GÖRÜLME SIKLIĞI TÜM DÜNYADA OLDUĞU GİBİ ÜLKEMİZDE DE ARTIŞ GÖSTERMEKTEDİR.
Bir modern yaşam hastalığı olan metabolik sendromdan en çok etkilenen grup masa başında oturan, beslenmesi düzensiz, yoğun stres altında çalışan kişilerdir. Bu sendrom insanın yaşı ileledikçe kalp hastalıkları veya şeker hastalığına yakalanma olasılığını arttıran bir durumdur.
Metabolik sendrom hastalığının önüne geçmek ve yeni tedavi yöntemlerini paylaşmak adına Metabolik Sendrom Derneği, Metabolik Sendrom Sempozyumları’nın dördüncüsünü Gloria Golf Resort Belek/Antalya’da düzenledi. 14-18 Mart 2007 tarihleri arasında düzenlenen sempozyum 600 kişilik katılımıyla ilgi odağı oldu. 5 salonda 11 oturumun yapıldığı sempozyumda, kardiyometabolik risk kavramı öncelikli olarak değerlendirildi. Prof. Dr. Aytekin Oğuz’un başkanlığını yaptığı sempozyum süresince hipertansiyon, dislipidemi, diyabet ve abdominal obezite ile ilgili olarak yakın zamanda tamamlanmış önemli çalışmalar, patofizyolojideki gelişmeler, prevansiyon ve tedavide yenilikler de başlıca tartışma konularını oluşturdu. Genel çerçevede ise hipertansiyon, dislipidemi, diyabet ve abdominal obezite ile ilgili olarak yakın zamanda tamamlanmış önemli çalışmalar, patofizyolojideki gelişmeler, prevansiyon ve tedavide yenilikler başlıca tartışma konularıydı.
“ÖZELLİKLE 30 YAŞINDAN VE EVLENDİKTEN SONRA, YANİ BEĞENİLME DUYGUSU ORTADAN KALKINCA METABOLİK SENDROM ARTIVERİYOR”
Ulusal ve yerel basının yoğun ilgi gösterdiği sempozyumun basın toplantısında, kadınların bel çevresinden göbekliliği belirlemek için sınır değer olarak kabul edilen 88 santimetrenin Avrupa'da 80'e düşürülmesi nedeniyle % 54 olan göbekli Türkiye’li kadın oranının % 70'e çıktığı bildirildi. Metabolik Sendrom Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytekin Oğuz, şişmanlık, obezite ve diyabetin hızla arttığını hatırlatarak, diyabetin bu artış nedeniyle 5. ölüm nedeni haline geldiğini söyledi. Dünyada 1 milyar yetişkinin fazla kilolu olduğunu, bunların 300 milyonunun ise şişman olduğunu kaydeden Oğuz, "1.7 milyar kişi Tip 2 diyabet (yetişkinlerde görülen) gibi fazla kiloyla ilişkili kronik hastalık riski altında" dedi. Prof. Dr. Sadi Güleç ise kolesterolü sinsi bir katile benzeterek, "Damarın içinde kan akışını engelleyecek kadar çok olmadığı için hiç şikâyet olmuyor. Ama damar duvarına sıvanmış şekilde kolesterol birikmeye başlıyor. Her 100 kişinin 85'inde, 50 yaş üzerindeki bu var. İşte kolesterolü yüksek bu kişiler, bir nefes sigara çektiklerinde bir gece uyurken aniden kalp krizi geçiriyorlar. Sigarayla, kolesterol ve tansiyon yüksekliğiyle ciddi mücadele edersek enfarktüslerin yüzde 90'ına yakın bir kısmını önleyebiliriz." dedi.
Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nden Doç. Dr. Ahmet Temizhan da Avrupa klavuzlarında kadınlarda 80, erkeklerde ise 94 santimetre olarak sınır kabul edilen bel ölçüsünün Türkiye'de daha yüksek çıktığını belirterek, "Türkiye'de maalesef kadın ve erkeklerin bel ölçüsü eşit, yani 90 santimetre civarında" dedi.
Sempozyum sonrası düzenlenen Gala Gecesi, yoğun geçen sempozyumun katılımcılarının yorgunluklarını atmalarını sağlayarak, eğlenceli dakikalar yaşanmasına olanak verdi. |